Hayatın orta yerinde kalakalıyor insan bazen. Ne diyeceğini, neyi düşünüp, neyi de düşünemeyeceğini bilemiyor…yol gösterici arıyor bu demlerde. Kalbine danışınca bir sonuç yok! Akılda devre dışı. Ne olacak şimdi! Bitişlerle hayatlar yok oluyor. Bir şeylerin bittiğini sanıyor insan. Yaşamını bitiriyor sonunda. Oysa biten bir şey yok. Her bitiş bir başlangıç olmalı değil mi?
Kimileri hayatına ‘virgül’ler koyarak devam ediyor, kimi içinse bu ‘virgül’ler bir nokta oluyor. Bir bitiş noktası. Hayatın durduğunu düşündüğü zaman dilimleri yani…
Yaşam bu işte. Başlıyor ve bitiyor. Birilerinin hayatında olmaması ya da hayatından çıkması seni bitirebiliyor, birileri yaşamaya devam ederken mutluluklar içinde… üç beş günlük dünya hayatında mutlu olmak zor değil, uzak. Bizim için sorulması gereken soru şu: yaşıyorsak bu dünyada, gerçekten mutluluk bize verilmeli mi? Dünya şartları bizi mutlu etmeye yetebilir mi?
Bilmiyorum… Cevap vermekte zorlandığım sorular bunlar…
Oysa ‘her sorunun cevabı vardır’ı savunuyordum düne kadar. Noldu bana da hayatımda cevabını veremediğim sorular o kadar çoğaldı ki! Değişmesi gereken bir şeyler mi var yoksa yaşamımda!
***bazen duygular bir harf oluyor.
Söylenen ve biten bir harf, ‘ilk harf’. Kalbin vardığı son yer o ilk harf. İçinde çok şeyleri barındıran bir harf.
Söylemlerin sonu geliyor, kalpteki ‘ilk harf’e son nokta konuyor. Harfler sonlanıyor, duygular buz kesiyor, donup kalıyor. Yaşadıkların ve yaşamak istediklerin hepsi donuyor bu ilk harfin son bulmasıyla.
Ama yaşam devam ediyor… Yaşamak lazım şimdi yaşamak. Daha iyi yaşamak, hak etmek iyi şeyleri. Hak etmeden cehenneme bile atmıyorlar insanı! Harflerle başlayan yolculuğun sonu bazen cehennem olsa da!
***
Şimdi eski bir şarkı var dudaklarımda. Adını sen koy diyor. Neyin adını koyacaksın! Sen ‘ilk harf’ değilsin ki, son sözü söyleyen olup, adını koyan olasın! Sen ‘sondan bir önceki harf’sin!
Her şey eskiyor, duygularda eskiyor, hatta bitiyor şimdi. Kalpten çıksın deniyor ‘her şey’, nasıl çıkacaksa!
Mağaralarda görürsün, taş duvarlara işlenmiş figürler, yazılar… Eski insanlar böyle anlatmış duygularını. Bende burada bunu yapıyorum. Yaşayamadığım, anlatamadığım duygularımı kelimelere döküyorum, taşlaşmış kalplere çarpıp geri gelsin bana diye…
… ve ‘ilk harf’le başladım söze, son bulurken yaşamımdaki sözüm… Şimdi ben nasıl konuşacağım bundan böyle, biri bunu bana söyler umarım…
alıntı Yakup abime katılıyorum ve çok güzel bir yazı sizlerle paylaşmak istedim…



